Günümüzde teknolojisi ve mühendisliğiyle sektöründe fark yaratan Dyson, yenilikçi düşünce yapısıyla adından sıkça söz ettiriyor. Markaya ismini veren kurucu ve baş mühendisi olan Sir James Dyson, 1978 yılında evini temizlerken, süpürgesinin emiş gücünün azaldığını fark eder ve “nasıl farklı bir elektrikli süpürge yapabilirim?” sorusuyla yola çıktı. Elektrik süpürgelerindeki toz torbasının emiş gücünün azalttığını düşünüyordu ve “torbasız bir elektrik süpürgesi olabilir mi?” diye kendisine sordu.
#Sir James Dyson
Dyson, 1970 yılında Royal Collage of Art’ta okurken Deniz Kamyonu’nun tasarımına yardım etti. İlk orijinal icadı olan Ballbarrow tekerlek yerine top kullanan bir el arabasının değiştirilmiş versiyonuydu. Bu icadı, BBC’de ‘Yarının Dünyası’ isimli televizyon programında yer aldı. Daha sonra hem karada hem de suda gidebilen tekerlekli tekneyi tasarladı.
#Ballbarrow
Her zaman farklı makineler tasarlamaya odaklanan Dyson, evinin yakınlarındaki küçük bir atölyede, torbasız elektrikli süpürge üzerine çalışmalara başladı. Beş koca yıl bu icadın üzerine çalışan ve çok sayıda prototip hazırladı. 5 bini aşkın denemenin sonucunda dünyanın ilk torbasız ve yüksek emiş gücüne sahip elektrik süpürgesini bulmuş oldu. Bununla birlikte yedek toz torbaları açısından değerli bir pazar vardı ve bu yüzden hiçbir üretici veya distribütör, ürünü İngiltere’de işlemezdi. Bu nedenle Dyson, ürününü Japonya’da katalog satışları yoluyla piyasaya sürdü ve 2 bin sterline eşdeğer bir fiyata alıcı buldu.
Dyson, Birleşik Krallık pazarındaki ilk atılımı, ilk fikrinden on yıl sonra oldu. Rakiplerinden farklı olarak, elektrikli süpürgenin sürekli olarak yedek torba satın alınmasını gerektirmediği vurgulayan bir televizyon reklam kampanyası yaptı. Dyson Dual Cyclone, Birleşik Krallık’ta şimdiye kadar yapılmış ‘en hızlı satan’ elektrikli süpürge oldu ve onun fikrini reddeden şirketlerden daha çok satarak Birleşik Krallık’ta en popüler markalardan biri haline geldi.
Dyson’ı sadece elektrikli süpürge markası görmek doğru olmaz. 2006 yılında, suyu ısıyla buharlaştırmaya çalışmak yerine, ince bir hareketli hava tabakası kullanan hızlı bir el kurutma makinesi olan Dyson Airblade’i piyasaya sürdü. Bu icadı, geleneksel el kurutma makinelerinden daha az enerji harcıyor ve daha hızlı kurutma sağlıyordu. Nisan 2016’da ise Dyson, daha iyi denge, daha küçük ve daha sessiz çalışma sağlamak için daha küçük bir motora sahip olan saç kurutma makinesini Dyson Supersonic’i piyasaya sürdü.
#Dyson Airblade
2017 yılında Dyson, yeni ürünlerin araştırma ve geliştirme çalışmalarına haftada 7 milyon sterlin harcadı. Şirket, Birleşik Krallık’ta robotik ve yapay zeka araştırmalarına yatırım yapan en büyük kuruluş oldu ve 3500’den fazla mühendis ve bilim insanını bünyesinde çalıştırmaktadır. 1995 yılından beri ürünleriyle Türkiye pazarında yer alan Dyson, 2018 yılında Türkiye ofisinin kurulmasıyla doğrudan operasyona başladı. 2020 yılında ise ilk servis merkezini İstanbul’da açtı ve ülkemizde 15 doğrudan satış noktasına ulaştı.
Mayıs 2007’de “Fast Company” dergisine röportaj veren Dyson, kişinin hayatındaki başarısızlığının önemini vurguladı, “Doğrusunu yapmadan önce elektrikli süpürgemin 5127 prototipini yaptım ve 5126 tanesi başarısız oldu. Ama her birinden bir şey öğrendim ve bu şekilde çözümü buldum. Bu yüzden başarısızlığı umursamıyorum. Her zaman okul çocuklarının yaptıkları başarısızlık sayısına göre değerlendirilmesi gerektiğini düşündüm. Sonuca ulaşmak için garip şeyler deneyip başarısız olan çocuk muhtemelen daha yaratıcıdır” dedi.


