“Dur yolcu. Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir.” Çanakkale Zaferi, bir milletin bağımsızlığını nasıl koruduğunu, savaşı kazanmak için sayıların değil, vatan sevgisinin gerektiğinin ve Aziz Türk Milleti’nin yazdığı bir kahramanlık hikayesidir. Bu vesileyle canlarını bu vatan uğruna veren şehitlerimizi anıyoruz.
Çanakkale öncesi 200 yıl boyunca hiç yenilmeyen İngiliz ve Fransız Donanması, 18 Mart 1915 günü toplam 231 adet gemi, 4 denizaltı ve 1155 topla Çanakkale’de vardılar. İşgal kuvvetlerinin asker sayısı işe yaklaşık yarım milyondu. Bunun yanında Osmanlı askerlerinin sayısı ise 315 bin civarındaydı. 250 bini bir daha eve dönemedi…
Savaşın seyrini değiştiren olayların başında, Edremitli Seyit Onbaşı mekanizması bozulan bir topun başına geçerek tam 276 kiloluk mermiyi topa koyup, Kraliyet Donanması’nın göz bebeklerinden Ocean adlı gemiyi vurması gelir. Diğer bir olay ise, Donanma boğaza varmadan önce, Almanların ‘işe yaramaz’ dediği mayınların boğaza dizilmesi ve bunun sonucunda Bouvet ve Irresistible gemilerini suya gömmüştür. Savaş boyunca metrekareye 6 bin merminin düştüğü hesaplanmıştır.
“Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum!”
Ve 57. Alay… 25 Şubat 1915’te Çanakkale Eceabat’a getirilmiştir, daha sonra yedek kuvvet olarak Bigalı köyüne geçirilmiştir. 24 Nisan 1915 tarihine kadar da Yarbay Mustafa Kemal komutasına verilip, sürekli olarak eğitim görmüştür.
Osmanlı Ordusu, İngiliz Donanması’nın karaya Saros Körfezi’nden asker çıkartacağını düşündü ve merkezi müdahale kararı aldı. Fakat 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, görüşten farklı olarak düşman Arıburnu konumundan çıkartma yapmasını ve sahildeyken geri püskürtülmesi gerektiğini düşünüyordu. Sonuçta haklı çıkmış, düşmanın çıkartma yapacağı yeri öngörmüştü. Çıkartma günü derhal üstlerine bildirdi ve kendisine bir tabur askerle düşmanı karşılama emri verildi. Ancak düşman kalabalıktı ve merkeze gelmeden kıyıda durdurulmalıydı.
Vatanı için bir karar vermesi gerekiyordu ve verilen emri reddedip, tüm sorumluluğu alarak 25 Nisan sabahı Conk Bayırı’na kadar ilerlemiş ve alayın tamamı arkasından gelmekteydi. Anzaklar sahili yararak 261 rakımlı tepeye ulaşmıştı. Az sayıdaki Osmanlı askeri, kaçarak Conk Bayırı’na doğru tırmanmaya başlamışlardı. Bunu gören Mustafa Kemal, “Düşmandan kaçılmaz! Merminiz yoksa süngümüz var. Süngü tak ve yere yat!” emrini verdi. Bunun üzerine düşman da yere yatınca, arkadan gelen 57. Alay Askerleri yetişmişlerdi ve Yarbay Mustafa Kemal, tarihe geçecek o emri verdi; “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimizi başka birlik ve komutanlar alacak.” emrini verdi. Alayın çoğu şehit düşerken, kritik konumda olan 261 numaralı tepe düşmemişti…
Tüm bunların yanında, milletçe olan kenetlenmeyi es geçmemiz mümkün değildir. Aç karna, olanaksızlıklar içinde yaşanmış ve Osmanlı askerinin galip geldiği, dünyaya Türk’ün gücünün gösterildiği yerdir Çanakkale. Bu vesileyle vatanı için canını vermiş tüm şehitlerime Allah’tan rahmet diliyoruz.



