Dijital yayın platformları sayesinde geçmiş yıllarda yayınlanan filmler, diziler ve müzikler günümüzde tekrar popüler olabiliyor. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, bu platformlar sayesinde daha geniş bir kitleye erişim sağlanması. Ayrıca bu platformlar, kullanıcılara istedikleri içerikleri istedikleri zaman ve istedikleri yerden izleme imkanı sunuyor.

Türkiye’de de son zamanlarda bu durumun örneklerini sık sık görüyoruz. Örneğin, 1993 yapımı “Bugün Aslında Dündü” filmi, JustWatch verilerine göre Mart 2023’te en çok izlenen 10 film arasında yer aldı. Bu film, dijital yayın platformları sayesinde yeni bir kitleye ulaşarak popülerliğini korumaya devam ediyor.

Benzer şekilde, 1989 yapımı “Batman” filminin de son zamanlarda yeniden popüler olduğunu görüyoruz. Bu film, özellikle genç nesil arasında yeni bir hayran kitlesi edinerek, dijital yayın platformlarında en çok izlenen filmler arasına girdi.

Dizilerde de benzer bir durum söz konusu. Örneğin, 1994-2004 yılları arasında yayınlanan “Friends” dizisi, dijital yayın platformlarında geniş bir izleyici kitlesi edindi ve hala popülerliğini koruyor. Aynı şekilde, 2004-2012 yılları arasında yayınlanan “Lost” dizisi de, Disney+’ın ülkemizde yayına başlamasıyla, son zamanlarda yeniden popülerlik kazandı ve dijital yayın platformlarında en çok izlenen diziler arasına girdi.

Müzik dünyasında da benzer bir durum söz konusu. Bohemian Rhapsody filminin dijital platformlara gelmesinin ardından, Queen grubunun şarkılarının dinlenme sayıları yükselişe geçmişti. Müzik alanında en sıradışı örnekse, 2022 yılında Netflix’te yayınlanan Stranger Things dizisinin dördüncü sezonunda sıkça duyulan, Bush adlı şarkıcının Running Up That Hill adlı şarkısının yıllar sonra müzik listelerinde ilk sıraya yükselmesi. Running Up That Hill adlı şarkı yayınlandıktan 36 yıl 310 gün sonra listelerde ilk sıraya yükselerek rekora imza atmıştı.

Üstelik, Running Up That Hill adlı şarkının ilk tuhaf başarısı bu da değil. 2012 Londra Olimpiyat’larının kapanışında da çalınan bu şarkı o dönemde de listelerde 6. sıraya kadar yükselmişti.

Bu tür geri dönüş başarılarının en önemli sebebi dijitalleşmenin hızlanması gibi görünse de arkasında başka sebepler olabilir. Örneğin sanatsal üretim hızı, içerik tüketim hızımıza yetişemiyor olabilir. Stranger Things gibi dönem dizilerini hariç tutarak, insanların yeni içerikler yerine eski içeriklere yönelmesinin sebebi, güncel sanatsal içeriklerin beklentiyi karşılayamaması olabilir.

Dünya küreselleşmeye devam ettikçe ve yayıncılık sektörü büyüdükçe, eski sanat eserleri daha fazla ön plana çıkacak gibi görünüyor.

Sonuç olarak, dijital yayın platformlarının popülerlik kazanmasıyla birlikte, geçmiş yıllarda yayınlanan filmler, diziler ve müzikler hala popülerliğini koruyor ve yeni bir kitleye ulaşarak bu popülerliklerini sürdürüyorlar. Bu da, kültürümüzün ve geçmişimizin önemli bir parçasını gelecek nesillere aktarmamıza yardımcı oluyor.

Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yeni keşfettiğiniz eski sanat eserleri var mı yoksa güncel içeriklere mi yönelmeyi tercih ediyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.