Love bombing, gaslighting, ghosting ve nihayetinde de, işte… Günümüz flörtlerinin evrelerini böyle dönemlere ayırabiliriz desek, bir yanlışımız olmaz sanırım. Öncesinde gelen aşk ve ilgi patlaması, ardından gelen ilgiye bir manipülasyon süreci, İstiklal Marşı ve kapanış. 

En popüler ben olmalıyım, herkes benimle ilgilenmeli. Bir ortama girdiğimde arka planımda ‘shine bright like a diamond’ cümlesi sözü çınlamalı. Tebrikler, minik bir ruh hastasısınız. Kimsenin görmediği bir yerde, yorgan altında ağladığınızı biliyoruz. Rüyadan uyanıp ilgi manyaklığını geride bırakarak gerçek dünyayla yüzleşmek soğuk duş etkisi yaratsa da mutlaka iyi gelecektir. 

7 Şubat Dünya İlgi Günü’ne başlarken biraz negatif ama gerçekçi bir giriş yapmayı daha doğru bulduk. Dozunda olan her şey bünyeye pozitif etki bırakacaktır. Duygusal ilişkilerimiz için de bu geçerli. Gereği kadar ilgi, gereği kadar alaka ilişkiyi diri tutacaktır. Aşkından ölüyorum, sensiz yaşayamam demek sadece bir alışkanlıktan ibaret. Partnerini kısıtlamak, sadece benimle ilgilenmelisin düşüncesini empoze etmek, kişinin özgürlüğünü ve özgüvenini zamanla yok eden etkenler. Unutmayalım ki herkesin kendi dünyası da mevcut. Kişinin sizden önce de bir dünyası vardı.