Gelişen teknoloji ile birçok iletişim aracı hayatımıza girdi. Televizyon ve bilgisayar gibi teknolojilerin hayatımıza girmesiyle radyo biraz ikinci planda kalsa da, hala evlerin özel eşyaları arasında yer alıyor.

Radyonun icadını “şu kişi buldu” diyerek tek bir kişiye vermek, önemli profesörlere haksızlık olur. Bu süreçte İtalyan kaşif Guglielmo Marconi’den, İngiliz bilim insanı James Maxwell’e, Alman fizikçi Heinrich Hertz’ten, ünlü bilim insanı Nikola Tesla’ya kadar birçok kişinin emeği geçmektedir. İlk radyo yayının yapılması ise 1907 senesine denk düşüyor ve Belin – Kopenhag arası bir söze dayanıyor. Uğraşların ardından 1910 senesinde ise Amerika’da ilk müzikli radyo yayını yapıldı. Ülkemize ise ilk yayın 6 Mayıs 1927 tarihinde “ilk Türk radyocu” sayılan Eşref Şefik tarafından gerçekleştirildi.

Radyo; müziği, haberleri ve eğlenceyi evimize taşıyan bir araç olarak yıllardır varlığını sürdürüyor. Radyo Günü, bu önemli iletişim aracını keşfetme ve anma şansı verirken, aynı zamanda radyonun insan hayatındaki etkisini vurguluyor. İnsanlar için iletişim hayati bir organ niteliği taşıyor ve ses düzeyinde iletişimi de radyoyla birlikte tanıştık. Yoksa elbette telgraf radyodan daha da eski bir iletişim aracıdır.

Radyo; doğal afetlerde, ülkenin içinde bulunduğu acil durumlarda da önemli rol oynar. İnternet çökebilir, telefon hatları çökebilir ama radyo başında haberleri dinleyebilirsiniz. Amerika Başkanı J.F. Kennedy suikasti, Adnan Menderes’in idamı, darbeler gibi önemli gelişmeleri halk radyo sayesinde öğrendi.

Radyoda hiç beklemediğiniz bir anda çıkar şarkının içinizi ısıtması dileğiyle…